Yie Ar Kung-Fu

Çok eski zamanlardı. Henüz yerkabuğu soğumamış camdan insanların parmak uçlarında bağırarak sağa sola koşuşturmalarını seyrettiğim yıllardı. Durun canım şaka yaptım. Hemen gözünüzü alt satırlara kaydırmayın. Tam hatırlamıyorum ama sene 1991 ya da 1992 olabilir. Commodore 64 bilgisayarımla birlikte gelen oyunları sırayla yükleyip keşfetmeye çalıştığım yıllardı. Ama içlerinde gerçekten güzel ve bağımlılık yaratanların sayısı bir elin parmaklarını geçmemişti. Bunların bir tanesi de Commodore’un en iyi karate oyunlarından birisi olan Yie Are Kung-fu’ydu. Oyunun adını telaffuz etme konusunda yıllarca zorlandım. Hala da zorlanıyorum. Artık siz ne dersiniz bilmiyorum.

Oyun tipik bir Commodore 64 karate oyunu. Açılıştaki intro resmi ve müziği oyunla çok iyi uyum sağlamış. Böyle adamı gaza getirir cinsten bir introsu var. Oyunda beyaz elbiseli bir kahramanı yönetiyoruz. Kıyafeti aynı o dönemin ünlü karate filmlerindeki aktörler gibi. Bu; oyunun yapım yılına baktığımızda oyuna gerçekten çok iyi yansıtılmış. Oyundaki amacımız karşımıza çıkacak olan rakiplerimizi tek tek yenerek mutlu sona ulaşmak.

Karşımıza çıkan her rakibin bir dövüş stili var. Bazılarının da kendilerine özgü silahları. Biz de ise maalesef herhangi bir silah yok. Tamamen kendi kas kuvvetimizle dövüşüyoruz. Mesela rakiplerimizden Nuncha-ku’nun silahı adı gibi bir Nunchaku. Ya da Pole isimli rakibimizin elinde bir sopa var. Bu sopayla bize saldırıyor. Aynı şekilde Chain adlı rakibimizin de yine bir zinciri var ve bu zinciri kullanıyor. Genelde rakiplerimizin isimleri kullandıkları silahlarla aynı. Sadece ilk rakibimiz olan Buchu’nun herhangi bir silahı yok. Ama o da uçarak üzerimize gelme yetisine sahip.

Oyunda fazla bir hareket kombinasyonu yok. Uçarak ekranın bir köşesinden diğer köşesine geçebiliyoruz. Uçarak rakibimize vurabiliyoruz. Yine eğilerek ve ayaktayken rakibimize tekme atabiliyoruz. En son olarak tabii ki bir de yumruğumuz var. Müziklerde oldukça başarılı yapılmış. Oyun sırasında arka planda birbirinden heyecanlı müzikler çalıyor. Siz farkında olmasanız bile bu müzikler de sizi biraz gaza getiriyor. Eski Commodore kullanıcıları iyi bilirler. Bu tip oyunlar tam Joystick katili oyunlardır. Yeni bir Joystick aldığınızda bu oyunları asla oynamak istemezsiniz. Çünkü Joystiğiniz biraz sonra iki parça halinde olacaktır.

Gerçekten çok seri olmalısınız. Çünkü rakiplerinizin dövüşlerindeki tek ortak nokta hepsinin çok seri olmaları. Bu bağlamda sizin onlardan daha seri olmanız şart. Tabi bu seriliği yakalayabilmek için de bir o kadar hızlı düşünmelisiniz. Aslında burada sizlere her rakip için nasıl dövüşmeniz gerektiğini açıklayabilirdim ama o zaman da oyunun bir zevki kalmaz. En iyisi bunu sizin oynayarak bulmanız. Her ne kadar yapabildiğimiz hareket kombinasyonu az olsa da oyuna başladığınızda, başında bayağı bir vakit harcayabilirsiniz. Özellikle yenilen pehlivan güreşe doymaz atasözünü de göz önünde bulundurursak bu vakit çok çok uzun olabilir. Çünkü oyun çok zor. Sakın Commodore 64 oyunu basit olur deyip hafife almayın.

Biraz nostalji yaşamak, biraz eski teknolojiyi hatırlamak, biraz da vakit geçirmek isteyenler için çok ideal bir oyun. Oyunun tek kötü tarafı ise tüm rakiplerinizi yendiğiniz zaman oyunun tekrar ilk baştan başlaması. İnsan oyunu bitirdiği zaman bir atraksiyon olsun istiyor. Sanki boşu boşuna oynamışsınız gibi oluyor. Ama olsun oyunu oynarken aldığınız zevk bunu bir nebze olsun unutturuyor size. Sağlıcakla kalın.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*