Transarctica

İsmi itibari ile genellikle okyanus aşırı hatta kutup civarı dolaşan büyük yük gemilerini akla getiriyor. Yük kısmında aslında bir nevi doğru çağrışım olduğunu söyleyebilirim. Dünya’nın etrafına bir gaz tabakasının yerleşmesi Dünya ile Güneş arasında ki iletişimi keserek büyük bir felakete yol açmış ve buzul çağını başlatmıştır. Dünya nüfusunu çok azaltmıştır. Ayakta kalan halklar çeşitli yerleşim yerlerinde toparlanmış ve insan ırkını devam ettirme çabası içindedir. Tüm dünyada ulaşım demiryolu ile yapılmaktadır.

Anlaşılacağı üzere bizde bir trenin yöneticisiyiz. Treni artık evi olmuş olan göçmen bir grup insanın lideri olarak 6 vagon ve kısıtlı kaynakla oyuna başlıyoruz. Amacımız ticaret yaparak kaynaklarımızı özellikle lokomotifin çalışmasını sağlayan 2 kaynağı (lignite ve arthracite) yeterli sayıda tutmak ve trenimize sera vagonu, hayvan vagonu gibi ekolojik yaşamın olduğu ve besin sağlayan vagonlar eklemek kısaca. Tabi birde trende yaşayan insan sayısının arttırılması. Bu türde bir konuyu işleyen başka bir oyun görmedim, duymadım. Son derece eşsiz bir konu ile yola çıkan bu oyunda bir nevi kıyamet sonrası senaryosu ile karşı karşıyayız. Amacımız trenimizi geliştirerek daha fazla yerleşime ulaşmak, trendeki halk nüfusumuzu arttırmak ve yerleşim yerlerine bir nevi ışık götürmek.

Oyun boyunca çeşitli tehlikelerden korunmak amacı ile askerlerimizde var. Zaten medeniyetin neredeyse yok olduğu bu derece bir anarşi ortamında buzulların üstünde kah buzları kırarak kah kardaki rayların içinde gömülerek yoluna devam eden bir tren kadar cazip bir av olamaz.

Tren denince basit bir şey düşünmeyin, tamamıyla felaket sonrası dönemin zorlu koşullarına göre hazırlanmış, önünde buz kırıcısı bile olan bir lokomotif ve vagonlar zinciri trenimiz. Dışarıdaki dondurucu soğuk ve fırtınalar sebebi ile kimi zaman bir denizaltı veya bir uzay gemisini yönetiyormuş hissine de kapılabiliyorsunuz.

Harita gayet basit görünse de çok sayıda yerleşime kaynaklarınızın yeteceği ölçüde gitmek ve elde somut bir şeylerle başka yerleşimlere doğru ilerlemek birazda olsa mikro yönetim gerektiriyor. Uğrayacağınız her şehirde veya istasyonda diyelim ki bu yerler aslında Avrupa’nın belli başlı büyük şehirleri, çeşitli ürünleri bulabiliyorsunuz. Bazı şehirlerde sadece ticari ürünler olabileceği gibi bazılarında sadece asker veya vagon olabiliyor. Oyunda ki her ürünün bir mantığı var aslında. Mesela aldığınız rayları bir köprü inşası vagonu ile kullanarak kopuk bir hattı tamir edebiliyorsunuz. Yada diyelim asker ilavesi yaptınız, bir mamut sürüsü ile karşılaştığınızda eğer hayvan vagonunuz varsa onları yakalayabiliyorsunuz. Evet yanlış duymadınız mamutlar bu oyunda ki en önemli hayvan kaynağı, besin kaynağı yün ve dişleri ile de ticaret kaynağı. Mamut sürülerine şans eseri zaman zaman rastlayabileceğiniz gibi haberleri de takip ederek mamut mezarlarına ulaşabilirsiniz.

Vagon alırken silah vagonu da göreceksiniz bunun nedeni gayet basit, düşmanca tavırlar içine olan bir halkın veya haydutların trenlerine karşı savunma sağlıyor bu silah vagonları, aslında buna üstünde çifte top bulunan bir vagon diyebiliriz. Bunun dışında askerlerimiz ile düşman trene gidip onların askerleri ile dövüşmek dışında vagonlarına patlayıcı yerleştirebiliyoruz.<br>

Oyun tekdüze gözükse de çok değişik yanları var biraz “Mad Max” vari bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz. Yeni maden haberlerini alıp o bölgelere giderek iki yaşamsal kaynağını elde etmekte gayet önemli bir husus.

Belli bir süre oyunculara değişik tatları ile gayet güzel vakit geçirtebilecek bir oyun.

Dos Box’la çalışıyor ama bana tren savaş kısmı yavaş geldi Dos Box ile eski bir bilgisayar en iyi çözüm olacaktır. XP’de de oynandığı gibi yavaşlık malesef geçmiyor.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*