Shadow Dancer

Yine Amiga oyunları arasında kilometre taşı olarak kabul edilen bir oyunla karşınızdayız. Eski Amiga oyuncularının çok iyi bildiği bir oyun bu. Shadow Dancer. Oyunda beyaz kıyafetler içinde düşmanlara karşı savaşan bir ninjayı yönetiyoruz. Shadow Dancer Shot ‘em Up tazında bir oyun. Bunun tam Türkçe’sini açıklayacak olursak herhalde “önümüze geleni vuruyoruz” gibi bir cümle kullanmamız doğru olur.

Oyunumuzun geçtiği ortamlar gerçekten iyi hazırlanmış. Bilhassa ilk ve ikinci bölümün geçtiği havaalanında, arka planda duran Boeing 747 ve Concorde uçakları oyuna çok güzel bir hava katmışlar. Oyun sırasında üzerimize gelen düşmanlarımızı yıldız fırlatarak öldürüyoruz. Eğer düşmanımıza çok yaklaşmışsak bu sefer de bıçağımızı belimizden çıkartıp savuruyoruz. Tabi bunu oyun ayarlıyor. Bizim isteğimize bağlı bir şey değil. Yanımızda bize oyun sırasında yardım eden beyaz bir kurt köpeğimiz var. Yer yer ekranın çok kalabalık olduğu bölümlerde düşmanımızın üzerine köpeğimizi yollayabiliyoruz. Ama köpeğimizde bu düşmanla gereğinden fazla boğuşursa ufalıp bir kedi haline dönüşüyor. Bunun için köpeğimizi düşmanın üzerine yolladıktan sonra kendi işimizi halledip en kısa sürede köpeğimizin boğuştuğu düşmanın da icabına bakmalıyız.

Shadow Dancer’da yine zor anlarımızda yardımımıza yetişen bir özellik daha var. O da büyü yapabilme özelliğimiz. Bölüm içinde kısıtlı sayıda da olsa büyü yapıp civardaki bütün düşmanlarımızı bir anda öldürebiliyoruz. Bölüm sonlarına geldiğimize karşımıza içeri girmemiz gereken kapılar çıkıyor. Bu kapıların önüne geldiğimizde “F2” tuşuna basarsak bölüm bitiyor ve bir sonraki bölüme geçiyoruz. Oyun sırasında en çok hoşuma giden bölüm ise bir apartmanın altında durup yukarıdan üzerimize doğru gelen düşmanlara yıldız fırlattığımız bölüm. Bu bölümde oyunun oynanış ekranı ve tarzı değişiyor. Eğer düşmanlarımızı vuramazsak en sonunda bu düşman yanımıza geliyor ve bir hakkımız gidiyor.

Grafik olarak gerçekten çok başarılı bir oyun. Hatta Amiga’nın grafik performansını zorladığını bile söyleyebiliriz. Özellikle yönettiğimiz kahramanın ve köpeğimizin hareketleri gerçeğine çok yakın yapılmış. Yine müzikler için de aynı şeyi söyleyebilirim. Oyuna gerçekten oturmuş. Hatta mp3 çalarımıza yükleyip her yerde dinleyebileceğimiz müzikler. Zaten Amiga ve Commodore 64 oyunlarının müziklerinin ne kadar güzel ve üzerinde emek harcanılarak yapıldığını biliyoruz. Aynı durumu dos oyunlarında daha az görüyoruz. Bunun nedeni ise ilk PC’lerin ses ve müzik olayını zaman içinde çözmeleri. Tabii ki ses kartları çıkana kadar geçen zamanda oyun yapımcılarının “nasıl olsa ses yok, o halde müziğe de gerek yok” şeklindeki düşünceleri bunda çok etkili olmuştur.

Velhasıl gerçekten eğlenceli ve güzel grafiklere sahip olan bir oyun. Gücünüz tam, yıldızınız bol olsun.

2 yorum

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*