Ports of Call

Herkese merhaba. Oyun incelmesi yazan diğer arkadaşların durgunluğundan istifade ederek bir oyun incelemesi daha yazmaya karar verdim. Bu incelemede size Ports of Call’dan bahsedeceğim. Bu oyun uzun zamandır sayfada var ama oyunu oturup da uzun zaman oynamamıştım hiç. Zaten oynayınca da hemen bir inceleme yazmaya karar verdim.

Oyunda bir taşımacılık şirketinin sahibisiniz. Ama Transport Tycoon’daki gibi ulaşımın tüm dallarını kontrol etmiyorsunuz. Bu sefer sadece gemiler var.

Oyuna beginner seçeneğinde başlamakta fayda var. Çünkü ben bu seçenekte oynadım ve şirketi batırmaya yakın oyunu kapatmaya karar verdim. Oyunun zorluğunu seçtikten sonra kendimize bir liman seçiyoruz. Hani her geminin bağlı olduğu bir liman vardır ya, biz de burada onu seçiyoruz işte. Limanımızı da seçince oyuna başlıyoruz.

Oyunumuzun ana ekranında 4 tane seçenek var. Bunlar Globe, Office, Ship Broker ve Start Action. Globe seçeneğinde gemi(leri)mizin dünya üzerinde nerde olduklarını görebiliyoruz. Office seçeneğinde şirketimizle ve gemilerimizle ilgili finansal işleri halledebiliyoruz. Ship Broker seçeneğinde gemi alıp, satebiliyoruz ve Start Action seçeneğiyle de gemimizin ayarladığımız rotada yola çıkmasını sağlıyoruz.

Oyuna başladığımızda ilk başta kendimize bir gemi almamız gerekiyor. Ship Broker seçeneğinden bunu yapabiliriz. İlk başta kendimize ucuz bir gemi almamızda fayda var. Zaten elimizde 4 milyon dolarımız var. Low cost ship e giriyoruz ve oradaki 2 gemiden birini alıyoruz.Elimizde biraz paranın artması gerekli çünkü yola çıkmamız için benzin almalıyız. Bu benzin işini her limanda yaparsak okyanusun ortasında yakıtsız kalmayız. Gemimizi de aldıktan sonra Start Action a basıyoruz ve asıl oyuna başlıyoruz. Bu tuşa basınca günler geçmeye başlıyor ve Dünya haritasında gemimizi görebiliyoruz. Zaman durunca karşımıza yeni bir ekran çıkıyor ve işte artık yola çıkmaya hazırız.

Karşımıza gelen ekranda artık son hazırlıkları yapıp yola çıkacağız. Önce benzin alalım. Refuel seçeneğine giriyoruz bir bakıyoruz benzinimiz zaten full. Gemiyi satan şirkete içimizden teşekkür ediyoruz ve eski ekrana geri dönüyoruz. Daha sonra Charter seçeneğine basıyoruz. Burada gideceğimiz yeri ve yükümüzü seçiyoruz. İlk başlarda gün şartı olan yerleri seçmememiz bizim iyiliğimize. Çünkü hem gemimiz yavaş, hem de cezayı ödeyecek kadar paramız yok. İyi bir yük ve gideceğimiz orta mesafe bir yer seçtikten sonra OK e basarak eski ekrana geri dönüyoruz. İşte artık yola çıkabiliriz. Load tuşuna basıyoruz ve TAM YOL İLERİİİİİİİİ……..

Artık uçsuz bucaksız okyanuslara açılarak keyfinize bakacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. İşte aradan birkaç gün geçtikten sonra karşımıza yeni bir ekran ve iki seçenek çıkıyor. Bu seçeneklerde gemiyi limandan kendiniz mi yoksa römorkörle mi çıkaracağınız soruluyor. Tabi ki römorkör tutmanın belli bir fiyatı var. Oyunun az olan action bölümlerinden biri de burası. Eğer kendimiz çıkarmaya çalışırsak kaza riski var ama eğlenceli de. Aynı ekranı bir limana geldiğimizde de görüyoruz. Gemiyi limana sokma işlemide aynı ama biraz daha zor. Gemiyi bizden istenen yere çarpmadan yanaştırmamız gerekiyor. Az olan acion bölümlerinde biri de kutuplardan geçerken karşımıza çıkıyor. Gemimizi usta manevralarla buz dağlarının arasından çıkarmamız gerekiyor. Bu sorun bazen okyanusun ortasında da ortaya çıkabiliyor. Bu seferde gemimizi kayalıkların arasından geçiriyoruz.

İşte oyunumuz böyle. Eski gemilerle başlayıp daha sonra filomuzu teknoloji harikası gemilere çevirmek bizim elimizde. Tüm eski strateji oyunları gibi saatlerimizi başında geçirmemizi sağlayacak güzel bir oyun. Denemenizi tavsiye ediyorum. Görüşmek üzere…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*