Yeni Sayfa 1
Commodore 64 oyunlarının
güzelliğini herkes anlamayabilir. Özellikle yaşınız 17-18’in altındaysa çoğu
zaman sizin için hiçbir şey ifade etmeyen çok basit oyunlardır. Belki bunda
haklısınız ama bundan önceki bir çok yazımda da belirttiğim gibi Commodore 64
oyunlarını piyasaya çıktıkları tarih itibariyle değerlendirmek gerekir. Bu
sadece Commodore 64 için değil, bütün platformlardaki oyunlar için böyledir. Grafiksel
açıdan çok çok kaliteli olmasa da, konu ve oynanabilirlik açısından bugün bile
kimsenin kolay kolay aklına gelmeyen pek çok fikir, 80’lerin ikinci ve 90’ların
ilk yarısında Commodore 64 oyun programcılarının aklına gelmiştir. Ve bu
fikirler yıllar içinde bugün oynadığımız pek çok oyunun gelişimine ışık
tutmuşlardır.
Grafiksel
açıdan yetersizliğin farkında olan ve elindeki malzemeyle yetinmesini bilen
programcılar, çoğu Commodore 64 oyununda grafikleri geri plana, oyunun konusu
ve oynanabilirliliğini de ön plana çıkarmışlardır. Zaman içinde bu hareket bir
anlamda Commodore 64’ün çizgisini belirlemiştir. Aslında ortada anlaşmalı
olarak yada ortak karar alınarak yapılan bir şey yoktur. Ama birbirini
tanımayan pek çok programcı bu ilkeyi benimsemiştir. Herkesin bildiği zeka
oyunu Sokoban ve yine popüler bir oyun olan Boulder Dash, bu bahsettiğimiz
Commodore 64 ekolünün en güzel örneklerindendir. Bırakın Internet’i daha
televizyonun bile yeni yeni evlere girdiği dönemlerde, vakit geçirmek için bir
kısım şanslı Commodore 64 sahibi insanın, bilgisayarlarla bu tip oyunları
oynamaları o dönem için gerçekten çok önemli bir olaydı. Çoğu insan bir anda
kendisini hayatında belki hiç binemeyeceği bir Ferrari’nin koltuğunda yada hiç
kullanamayacağı bir uçağın dümeninde buldu. İçinde sadece 15-20 kilobaytlık
oyunların bulunduğu Commodore 64 oyun kasetleri kapış kapış satılmaya başladı.
Şanslı olup da yurt dışında akrabaları olanlar bu kasetleri direkt oradan
sipariş ettiler.
Şimdiki
bilgisayarların yanında Commodore 64’e bilgisayar demek ne kadar doğrudur
bilinmez ama en azından şu andaki bilgisayarların atası demek yerinde bir ifade
olacaktır. Bugünkü gibi bilgisayar kasasının içindeki pek çok donanım yerine
sadece 2 parça halinde olan bir bilgisayardı Commodore 64. Ana parça,
bildiğimiz klavyeydi ve bütün devreler bu parçanın içindeydi. Bir başka deyişle
bilgisayar bir klavyenin içine sığdırılmıştı. 2. parça ise ufak bir teyp
kasetiydi. Bu parça bir kabloyla ana parçaya bağlıydı ve kasetteki veriler bu
teypten ana parçaya aktarılıyordu. 20 kilobaytlık bir verinin aktarılması
yaklaşık olarak 4 dakikayı buluyordu. Bu da bize o zamanki aktarım hızının ne
kadar düşük olduğunu gösteriyor. Bu ana parçadan çıkan bir anten kablosu ise
televizyona bağlanırdı. Yeni nesil Commodore 64’lerde (90’ların başlarında)
artık yaprak disket adı verilen disketlere geçildi ve Commodore 64 yavaş yavaş
bir masaüstü PC görünümüne büründü. Bu disketler teyp kasetlerine göre çok daha
büyüklerdi. Aynı anda 10’dan fazla oyunu saklamak mümkündü. Üstelik veri
transferi de çok hızlıydı. 10 saniye gibi kısa bir zamanda oyunu yükleyip
çalıştırabiliyordunuz. Bu tarihte ortaya çıkan ve insanların beklentilerini
daha çok karşılayan PC’ler, Commodore 64’ü bir nebze olsun durdurmuştu. Ama
yine de çoğu kimse oyun oynamak için bir PC satın almayı doğru bulmuyordu.
Çünkü PC’ler oyun oynamanın yanı sıra pek çok programı da kullanabilme
yeteneğine sahipti. Bu yüzden fiyatları da çok yüksekti.
Derken 1990
yılında Amiga piyasaya çıktı. Amiga abisi Commodore 64’ün tahtını sallamaya
başlamıştı. Grafikler gelişmiş oynanabilirlik arttırılmıştı. Hatta ilk başlarda
PC’lere gerçek bir rakip olmuştu Amiga. Çünkü PC’lerde yapılan her şey Amiga’da
bir adım öteye giderek yapılıyordu. 1992 yılında Commodore firması, Commodore
64 bilgisayarlarının proje ve üretiminde yaptıkları çalışmaları bundan sonra Amiga
üzerinde yoğunlaştıracaklarını açıkladı. Bu da bir bakıma artık Commodore 64’ün
miladını tamamladığı anlamına geliyordu. 1993 yılına kadar firma Commodore 64
üzerinde hiçbir geliştirme çalışmasında bulunmadı. Buna karşılık Amiga’nın 1200
modeli piyasaya sürüldü. 1993 yılı Mart’ında firma Commodore 64’ün üretiminin
tamamen durdurulduğunu açıkladı. Amiga’nın durdurulamaz yükselişi ise 1996
yılına kadar sürdü. 1996 yılında Commodore firması iflas ettiğini açıkladı.
Şirket tüm borçlarıyla el değiştirdi. Sonra da kapandı.
1970’lerin sonunda
hesap makinesi üretimiyle başlayan Commodore serüveni; son 10 yılı teknolojik
başarılarla dolu 25 yıl boyunca insanlığın belki de televizyon izlemekten daha
çok vakitlerini geçirdikleri bir makine olmuştu.