Alone in the Dark

Efendim saatlerimiz sabah 6 ya yaklaşırken sizler için en verimli zamanlarımı bekledim ve yeni bir inceleme için geçtim klavyenin başına. Bugün korku temalı oyunlar arasında bir çığır açan Alone in the Dark serisinin ilk oyunundan bahsedeceğim sizlere. Oyunumuzun gerek türü gerekse oynanışıyla oyun dünyasına bir çok yenilik getirdiğini söylemekle başlayabiliriz.

Oyunumuz adı artık korku oyunlarıyla bütünleşmiş olan malikane adlı büyük ve bir o kadar da ürkünç yapıda geçiyor. Şüpheli bir şekilde ölmüş olan malikane sahibinin ölüm nedenini ve geride bıraktıklarını araştırmak üzere malikanaye geliyoruz. Oyunda kendileri farklı ama yapıda bulunuş amaçları aynı olan 2 karakterden istediğimizi yönetebiliyoruz. Bunlardan biri cinayeti araştırmak isteyen Dedektif Edward Carnby, diğeri ise maktülün yeğeni olan ve ismini hatırlayamadığım bir bayan. Karakterler farklı olsada oynanış ve konu olarak hangisiyle oynarsak oynayalım aynı şeylerle karşılaşıyoruz. Oyun başındaki introdan da anlayacağınız üzere malikane bol miktarda zombi içermekte. Bundan dolayı oyundan tat almak istiyorsanız : 1. Oynamak için havanın kararmasını bekleyin 2. Kapınızı kapatın ve oyunun sesini açabildiğiniz kadar açın. İşte o zaman korkunun ne olduğunu tam olarak anlayabilirsiniz.

Oyunumuz kendi türünde bir ilk. 90’lı yılların başında sabit kamera sistemli ve 3 boyutlu bir oyun yaparak bunu 386 bilgisayarlarda çalıştırabilmek büyük bir başarı olsa gerek. Gerçekten de Infogrames’deki amcalar böyle bir oyun yaparak hem benzer oyunların çıkmasına hem de kendi elde ettikleri başarıyla oyunun devam serilerinin yapılmasına (2,3,4…) olanak sağladılar.

Diğer yandan oyunumuz sesleri ve müzikleriyle de oldukça başarılı. Yürüdüğümüzde gelen gıcırtılar, açılan kapılardan gelen sesler korku katsayımızın yükselmesi konusunda oldukça etkililer. Müziklerin ortama göre değişkenlik göstermesi ve zombiler üzerimize gelirken hızlanarak bir anlamda bizi haberdar etmesi ise gerçekten takdir edilesi bir davranış. Emeği geçenlere buradan teşekkür etmeyi borç bilirim.

Sonuç olarak adventure tarzında bizi koltuğumuza yapıştırarak, yavaş yavaş aşağıya kaymamıza neden olacak derecede etkili ve sürükleyici bir oyun. Hiç oynamayanlara tavsiye edilir. Hepinize iyi oyunlar…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*